,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Tarih-Kültür > Genel Bilgiler > Türkiye > ÇANAKKALE > 
Tarih-Kültür
Truva Atı Efsanesi
Truva Atı efsanesi, dünya efsanelerinin en etkileyicilerinden biri. Çanakkale Boğazı'nın Ege Denizi'ne açıldığı noktadan 6 km kadar içerdeki Hisarlık'da höyük tipinde bir yerleşme olan Troya, M.Ö 3. ve 2. bin yıllarda canlı bir kültür kenti, yerleşik tarım topluluklarını yöneten bir krallığın merkezi. M.Ö 13. yüzyılın sonlarına doğru büyük bir yangın geçirmiş. Bu yangının ünlü Troya Savaşının sonunda çıktığı düşünülmekte. Bölgeye sırasıyla Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, Pergamon Krallığı ve Romalılar egemen olmuş. Kazılar sonucunda Troya'da üst üste kurulmuş, yedi ayrı kültürü temsil eden 4 mimari katın oluşturduğu 9 yerleşme saptanmış.

Hediye Atın Öyküsü
Mitolojiye göre Deniz Tanrıçası Thetis çok ama çok güzel bir tanrıçadır. Bir inanışa göre kahinler Thetis'in doğuracağı erkek çocuğun babasından daha akıllı ve güçlü olacağını söylerler.

Bu sebepten Tanrıların Kralı Zeus ve Deniz Tanrısı Poseidon, Aikos'un oğlu Teselya Kralı Peleus ile evlendirmeye karar verirler. Olimpos Dağı'nda büyük bir şölen kurulur. Bütün tanrı ve tanrıçalar bu şölende eğlenirler. Yalnız Nifak Tanrıçası Erins bu görkemli törene davet edilmeye unutulmuştur. Öfkelenen Erins, üzerinde "Tanrıçaların en güzeline" yazılı altın elmayı şölen masasının üzerine gizlice bırakır. Şölen bir anda karışır. Bu, yıllarca sürecek olan Troya savaşlarının başlamasına sebep olarak gösterilir. Tanrıların Kralı Zeus olaya müdahale etme ihtiyacı duyar ve Gök Tanrıçası Hera, Zeka Tanrıçası Athena ve Aşk Tanrıçası Afrodit arasından bu seçimin yapılmasını olaylardan haberi olmayan çoban Paris'e bırakır. Her şeyden habersiz sürülerini otlatan Paris'in karşısına çıkan bu üç güzel Tanrıça elmayı, en güzel kadını seçmesi için Paris'e teslim ederler. Paris için bu çok zor bir seçimdir. Paris'i etkilemek için tanrıçalar, tarihte ilk kez karşılaşılan rüşvet olayını teklif ederler. Gök Tanrıçası Hera, Paris'e kendisini seçtiği takdirde Asya'nın en güçlü krallığını vaat eder. Zeka Tanrıçası Athena, bilgelilik, Aşk Tanrısı Afrodit ise, dünyanın en güzel kadınını vaat eder ve Paris dünyanın en güzel kadınına sahip olmak için elmayı Afrodit'e verir. Diğer tanrılar Paris'e çok kızmışlardır ve ondan öç almaya yemin ederler. Aradan günler geçer. Paris, Sparta Kralı Menelaus'un genç karısı güzel Helen'e aşık olur ve aşk tanrıçası Afrodit'in yardımlarıyla Helen'i Truva'ya kaçırır. Bunun üzerine Kral Menelaus'un kardeşi Agamennon Truva'ya saldırır ve Truva savaşları başlar.

Nifak Tanrıçası Erins'in saçtığı nifak tohumları yeşermiş ve Akalarla Troyalılar karşı karşıya gelmişlerdir. Tarihin en kanlı savaşları cereyan etmiştir. Yıllarca süren bu savaşlar sonucunda Akalılar, Troyalıları savaş hilesi yapmadan yenmenin mümkün olamayacağını düşünerek bir tahta at içine en kahraman savaşçılarını saklayıp Troya surlarının önüne bırakırlar. Akaların kaçtığına inanan Troyalılar tahta atı içeriye alarak eğlenmeye başlarlar. Erken gelen bu zafer sarhoşluğu içinde tahta atın içinden çıkan savaşçılar Troyalıları gafil avlar ve Troya kapıları Aka savaşçılarına açılır. Sonuçta Troya Akalılarca işgal edilir. Kralı ve oğlu öldürülür. Hera ve Athena ettikleri yemini yerine getirirler. Kral Menelaus da karısı Helen'e yeniden kavuşur.

Truva-Troya Hazineleri
Binlerce parçadan oluşan hazinenin yalnızca en değerli 260 parçası Moskova'daki Puşkin Müzesi'nde... Bizim "Truva Hazineleri" olarak adlandırdığımız hazineler Truva'da ilk kazıları yapan arkeolog Schliemann tarafından, önce Yunanistan'a daha sonra Berlin'e kaçırılmış. II. Dünya savaşına kadar Berlin'de, bir müzede bulunan bu hazineler, II. Dünya savaşından sonra tamamen yok olmuşlar. Bazı Kaynaklara göre savaş sonrası Berlin'deki müze Naziler tarafından soyulmuş. Başka kaynaklara göre ise, Berlin'e ilk giren Ruslar müzeyi talan edip, hazineleri Rusya'ya taşımışlar. Hazinelerin yasal olarak onların malı olduğunu iddia eden Rus Yetkililer ise hazinenin Hitler'in savaş zamanı Sovyetler Birliğinde yapmış olduğu tahribata karşılık bir tazminat olarak alındığını öne sürüyorlar.

Öte yandan Schliemann'ın II. Kazı iznini almak için rüşvet olarak geri verdiği bazı parçalarla, daha sonraki kazıların bulduğu eserlerin bir kısmı bugün İstanbul Arkeoloji müzesinde " Troya Bölümü" adı altında sergilenmekte.



Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
gezikolik
Tarihi ve Saati
29.04.2008 10:50
Okunma
55895
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
53 kişi
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

İlk Yorumu Sen Yaz

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri