,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Tarih-Kültür > Camiler > Türkiye > KIRŞEHİR > 
Tarih-Kültür
Ahi Evran Camii
Kırşehir, Ahi Evran Mahallesi’nde bulunan bu yapının, XIV.yüzyılda zaviye olarak yapıldığı tahmin edilmektedir. Seydi Beyoğlu Emir Hasan Bey 1450’de türbenin önüne bir bina eklemiş. Yapı topluluğu kesme taştan olup, iki bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan birinci bölüm, kubbeli bir giriş ve iki yanında yer alan mescit ve divanhane; ikinci bölüm ise bunlara bitişik olarak arkalarına eklenen bir orta sofa ile onun çevresindeki iki hücre, bir eyvan ve türbelerden meydana gelmiştir. Yapı topluluğunun batıya açılan kapısı beyaz mermerden yapılmış ve buraya son onarım sırasında zaviyenin avlu kapısındaki kitabesi konulmuştur. Bu kitabede Sultan II.Mahmud’un 1819-1820 tarihli tuğrası ile Ahi Evran’ın ismi yazılıdır. Kapının sol tarafında bulunan minare XX.yüzyılın başlarında buraya eklenmiştir.

Minare kaidesinin solunda batı cephesindeki bir kapıdan üzeri sivri tonoz örtülü divanhaneye girilmektedir. Divanhanenin alt katı büyük bir pencere ile, üst katı ise eyvan biçimindeki bir açıklıkla giriş bölümüne bakmaktadır. Cümle kapısından pencereli bir kasnak ile yükseltilmiş sivri kemerlerin taşıdığı bir bölüme geçilmektedir. Buradan da eyvan biçimindeki mescide giriş sağlanmıştır. Mescidin üzeri karşılıklı iki gömme ayağa oturtulmuş kemerlerin desteklediği sivri bir tonozla örtülmüştür. Mescit batı cephesindeki iki, güney duvarındaki küçük bir pencere ile aydınlatılmıştır. Mihrabın üzerinde bu zaviyenin Kanuni Sultan Süleyman’ın izni ile 1560 yılında onarıldığı yazılıdır.

Caminin giriş bölümünden türbe kısmına küçük kemerli bir kapıdan geçilmektedir. Bu kapının üzerinde Dulkadiroğullarından Süleyman Bey’in oğlu Alaaddin Bey’e ait 1481 tarihli bir kitabe bulunmaktadır. Türbe kubbeli bir merkezi mekan ile onun kuzey ve güneyinde bulunan iki simetrik hücreden ve doğuya doğru uzanan sivri tonozlu bir eyvandan meydana gelmiştir. Bunlardan yüksek ve geniş bir kemerle Ahi Evran’ın türbesine geçilmektedir.

Türbe birkaç basamak yüksekliğinde olup, burada Ahi Evran’ın sade ve ahşap sandukası bulunmaktadır. Bu türbe içerisinde bulunan Şeyh Erzurumî’ye ait olduğu bilinen ahşap sanduka Ankara Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde koruma altına alınmıştır.


Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
gezikolik
Tarihi ve Saati
26.03.2008 17:18
Okunma
4119
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
1 kişi
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

İlk Yorumu Sen Yaz

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri