,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Ne Yenir-İçilir > Restoran > Türkiye > 
Ne Yenir-İçilir
Abra Cadabra... Arnavutköy
Zaman zaman Arnavutköy İskelesi’nin karşısındaki bordo binanın önünden geçiyorsunuzdur. Bir kaç ay önceye kadar “Garga” isimli cafeye ev sahipliği yapan bu bina, 2 aydır Dilara Erbay’ın sihirli ellerinde “Abra Cadabra” olmuş. Dilara Erbay’ı belki Cezayir’den, belki Fransız Sokağı’ndaki Dilara’s Abra Cadabra’dan tanıyorsunuzdur. Ben daha önce yemeklerinin methini duymuş olmakla beraber, Fransız Sokağı’nın sürreel-postmodern Moulin Rouge havası gözümü korkuttuğundan gidip de denemeye niyetlenmemiştim. Hata etmişim.

Dün akşam saat 19.30 sularında, kurt gibi aç vaziyette kapılarına dayandığımızda, uzaktan püfür püfür estiği belli olan, güzel teraslarında bir masa vardı hayallerimizde. Ne yazık ki yer yoktu ama şöyle bir turladık Abra Cadabra’nın dört katını da. İlk kat, beyaz tahta masaları, minderli tahta koltuklarıyla Bodrum atmosferini yakalamış, tabi vahşi kükremelerle yanından geçip, sizi bir toz bulutunun içine hapseden belediye otobüslerini görmezden gelirseniz… İkinci kat, favorim, açık mutfakta Dilara Erbay’ı iş başında izleyebiliyorsunuz, hatta kendinize güveniyorsanız girip siz de yemek yapabilirsiniz, kelimenin tam anlamıyla “açık mutfak” yani. Bu kat haliyle dumansız hava sahası olmuş. Üçüncü kat, biraz daha ağır - oturaklı, dördüncü katta ise harika manzaralı terasları var. Yazları klostrofobikleşen insanlar olarak, terasta yer bulamayınca, araba gürültülerine rağmen, ilk kata kurulmayı tercih ettik.

Abra Cadabra’yı en güzel kendi mottoları tanımlıyor herhalde: “en taze, yerel, hormonsuz, katkısız, deneysel, sağlıklı, mevsimsel, yeni tatlar”. İnanılmaz lezzetli dememelerini alçakgönüllülüklerine verin, ben gönül rahatlığıyla bu sıfatı da eklerim tanımlarına. Menülerine şöyle bir göz atmanız ya da herhangi bir yemeklerinden bir çatal almanız, bu yemeklerin arkasındaki birikimi farketmenize yetiyor. Duyduğum kadarıyla Dilara Hanım ve eşi, 80 civarında ülkeyi ve Türkiye’nin çeşitli köy ve kasabalarını gezerek farklı lezzetleri keşfetmeye meraklılarmış (Dear Universe, Küçük Gurme’ye de böyle bir eş lütfen, amin amin!). Ayrıca bütün malzemelerini Türkiye’nin değişik köşelerinden özel olarak seçip getiriyorlarmış.

Menülerini yakın takibe alırsak, ilk incelediğimiz kısım Küçük Tabaklar kısmıydı. Yoğun kararsızlığımızın ardından, ortaya Asyalı Sosu eşliğinde Deniz Börülcesi, Abuganuş, Tatlı-ekşi soslu Aterina (Gümüş Balığı) tava ve Pastırmalı pestilli, kuşburnu soslu bir böreği söyledik. Rumeli Kavağı midyeli pilav, tahinli fava ve ekşili kabak çiçeği dolması da fena halde aklımızda kaldı. Masaya gelenlerden özellikle Gümüş Balıkları pek sempatikti, yemeye kıyamadık nerdeyse. Deniz börülcesi de sosu sayesinde bambaşka bir tad kazanmıştı. Aklınızda bulunsun küçük tabaklar hakikaten küçükler, fiyatları da 6-10 YTL arasında değişiyor. Bu arada beraber gelen küçük ekmekler de inanılmaz.

Salatalar, tostlar ve wrapler öğlen saatlerinde yapılıyormuş (7-15 YTL). Açıkçası pek ayrıntılı incelemeden, ana yemeklere kaydı gözümüz. İstisnasız hepsi merak uyandırıcıydı. Mantarlı bonfileli büyük ev makarnası (18 YTL), löp somonlu taze açılmış uzun erişte (16 YTL) ve kuşburnu soslu ördek (22 YTL) yedik. Favorim ördekti. Bir kere son zamanlarda pek çok menüde ördek göğüs görüyordum ama, asıl lezzetli kısmı butu ilk defa Abra Cadabra’da yeme fırsatı buldum. Sosunun miktarı ve kıvamıyla, pişirme süresiyle, sunuşuyla kusursuz bir yemekti. Bir daha gittiğimde Köpek Balığı yahni (18 YTL) ve kırmızı şarap soslu ahtapot (19 YTL) deneyeceğim onu da şimdiden aklıma koydum. Günlük yemeklerini de sormayı ihmal etmeyin derim, o bölümden de çok orijinal lezzetler çıkabilir gibi duruyor.

Tatlılara gelince, daha gitmeden iran güllü, inek sütlü, su muhallebilerinin (7 YTL) methini duymuştum, yemek bitene kadar zor sabrettim denemek için, güllü sosu pek mayhoştu, güzeldi ama, gene de daha lezzetlisini tattığımı söyleyebilirim (Çeşme Dalyan, Körfez Restoran). Uykusuz her gece adlı tatlıları, cheese cake souffle, keçi boynuzlu semi-fredo, unsuz çikolatalı tatlı teker teker denenecekler listesinde yerlerini aldılar.

İçki menüleri oldukça geniş, şaraplar ağızda bıraktıkları tatlara göre sınıflandırılmış. Demirhindi gibi şerbetleri ve karışık meyveli buzlu çayları var. Guavalı buzlu çaylarının insanın başını ağrıtacak kadar yoğun bir aroması var, ısmarlarken dikkat etmenizi tavsiye ederim. Her ne kadar, büyük incelikle, yüz ifademizden içeceklerimizi çok ağır bulduğumuzu anlayıp, sulandırarak daha içilebilir hale getirseler de limonata daha güvenli bir seçim olabilir.

Son olarak servis son derece güleryüzlü, hızlı ve profesyonel olunca, Abra Cadabra benden tam puan almayı başardı. Hepinize gönül rahatlığıyla denemenizi tavsiye ederim
Adres : Arnavutköy Cad. No: 50/1 (Arnavutköy İskelesi karşısı)
Tel : 0212 - 263 76 19
Websitesi : www.abracadabra-ist.com (Çok sempatik bir websitesi)


alıntı
Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
feryals
Tarihi ve Saati
19.01.2009 09:56
Okunma
8396
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

kurtoguz | 28.10.2010 18:15:00
Online Rezervasyon
Bu restorana online rezervasyon da yapilabiliyor: http://www.yemegecikalim.com/10901-abracadabra
Bu yorumu faydalı buluyor musun? | Evet | Hayır
Evet : 0 Hayır : 0

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri