,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Gezelim Görelim > Ulaşım > Yunanistan > Selanik > 
Gezelim Görelim
 
BALKANLAR GEZİ NOTLARI
Her şey aylar önce Balkanlar’la ilgili bir belgesel izlerken başladı.
Avrupa’da birçok ülkeyi gezen ben, Balkanlar’da hiçbir yeri görmemiştim.
Neresiydi bu Balkanlar? Hangi ülkeleri kapsıyordu? Nasıl gidilir? Nerelerde kalınır?... Daha onlarca soru…
İnternette Türkçe gezi sitelerindeki Balkanlar’la ilgili tüm yazılar taranmaya başlandı. Ülke ülke, şehir şehir notlar alındı. Gezginlerin tavsiyeleri okundu.

Balkanlar’la ilgili yazılan kitaplardan; Necati Cumalı’nın Makedonya 1900 ve Viran Dağlar’ı İvo Andriç’in Drina Köprüsü, İ.Berrin Şimşek’in Balkanlarda Keşke Sen de Olsaydın’ı , Füruzan’ın Balkan Yolcusu, Mustafa Balbay’ın Balkanlar adlı kitaplar okundu…

Karar verildi. Balkanlar gezilecekti. En rahat gezi de kendi aracımızla olur diyerek 2006 dizel Seat Cordoba ile yola çıkmaya karar verdik 2 aile toplam 4 kişi.

9 Haziran 2014 Yalova’dan hareketle, Selanik, Üsküp, Belgrad, Saraybosna, Dubrovnik, Kotor, Budva, Tiran, Ohrid, Kavala, Drama, Yalova rotası izlenecek.

Booking .com üzerinden Selanik, Üsküp, Belgrad, Saraybosna, ve Dubrovnik’te otel rezervasyonları yapıldı. Otellerin koordinatları navigasyona yüklendi.
Hemen belirtmeliyim yapılan rezervasyonlarla ilgili hiçbir sıkıntı çıkmadı. Rezervasyonları Aralık 2013’te yaptırmıştım. 2014 Mayısının sonuna doğru geleceğimizi belirten birer e posta gönderdim. Her gittiğimiz otelde yerimiz hazırdı.

Dubrovnik sonrasına otel rezervasyonu yaptırmadık. Duruma göre hareket edeceğiz.

Sadece navigasyonla yetinmedik. Google’dan gidilecek kentlerin ayrıntılı haritaları indirilerek tablete yüklendi. İnternette bazı kentlerde navigasyonun çalışmadığı bilgisi vardı. Nitekim bu bilgi doğru çıktı. Şehir içlerinde navi sapıttı.
Gidilecek şehirlerde gezilip görülmesi gereken yerlerle ilgili çok ayrıntılı yazılar internette var. Onlardan bir özet yapılarak tablete aktarıldı.
İnternet üzerinden fosforlu yelek ( Sırbistan istiyor yorumları vardı. Ancak kimse sormadı.) oto çakmak çoklayıcı, çakmaktan su ısıtıcı alındı. (Pahalı araçlar değil. Değişik internet sitelerinde satılıyorlar.)
Çalınma ve /veya kaybolmaya karşı önlem olarak bir dosyanın içersine otel rezervasyon çıktıları, pasaport, ehliyet, kredi kartı ve kimlik fotokopileri konuldu. Ayrıca bu belgeler taranarak internet üzerinde depolandı.
Google map üzerinden incelenerek gidilecek şehirlerde park yeri, önemli meydanlar ve gezilecek yerlerin koordinatları belirlenerek ayrı bir liste yapıldı.

Sadece Yunanistan’a girişte Yunan polisi tarafından sorulan ve başka hiçbir yerde istenmeyen uluslararası ehliyet İstanbul Turing ve Otomobil Kurumu’ndan 373,33 TL (130 euro) karşılığı alındı. Kurumun adresi internette var. 2 foto ve ehliyetin aslını götürüyorsun 15 dakika içinde “Beynelmilel Şoför Ehliyetnamesi” hazırlanıyor. Ehliyet hazırlanırken çay, kahve bedava. Ücretsiz Avrupa karayolları haritasını da almayı unutma.
Aracın kaskosuna yurtdışı teminatı 58 TL (20 euro) ekletildi.
15 günlük yurtdışı trafik sigortası (yeşil kart ) 180 TL (63 euro) yaptırıldı.
4 kişi 12 günlük Avrupa grup seyahat sigortası 90 TL (30 euro)
Yurt dışı çıkış harçları 4x15 =60 TL (20 euro)
Böylece yola çıkmadan yapılan zorunlu masraflar toplamı : 760 TL (263 euro)
Yolda yanımızda olmasını istediğimiz atıştırmalıklar (kuruyemiş,meyve..), neskafe, bardak poşet çay,bol miktarda su, hazır çorbalar alındı.
8 Haziran 2014 saat 23.00’da Yalova’dan marşa basıldı. Kilometre : 84.927

Yalova İpsala arası tamamen çift yönlü yol. Yer yer yol çalışmaları nedeniyle tek şeride düşüyor. İpsala Kasabasından 6 km. sonra sınır kapısı. Yönlendirme mükemmel.
Sınır kapısını geçmek için 4 ayrı gişede işlem yapılıyor. (Diğer tüm sınırlarda tek gişede işlemler yapıldı.) Arabadan hiç inilmiyor. İlk gişeye yanaşıp aracın plakasını söylüyorsun, bilgisayara işleyip onaylıyorlar. 2. gişede araçtakilerin pasaportları ve çıkış pulları kontrol edilip çıkış damgası basılıyor. 3. gişede araç ruhsatı ve araç sahibinin pasaportunu istiyorlar. Bilgisayara işleniyor.
Sonra free shop alanı var. Tuvalet, kafe, çeşitli dükkanlar…
En son gişede de tekrar pasaportlara bakıp “güle güle” diyorlar.

Kırmızı beyaz boyalı uzun bir köprüden geçtikten sonra, mavi beyaz boyalı yine uzun bir köprüden geçiyorsun. (Askerlere selam vermeyi unutma.) Hemen sonra karşına TIR kuyruğu çıkıyor. Eğer kuyruğa takılırsan saatlerce beklersin. Yolun tek şeritli olmasına aldırmadan tüm TIR ları hızlıca sollayıp Yunan gümrük alanına ulaş.
Alanda otomobil , otobüs ve TIR için üç ayrı kapı var. En soldaki otomobil için. Önüne geldik durduk. Saat sabahın beşi. Kimseler yok gibi.. Geldiğimizi gören uzaktaki görevlilerden biri yerinden kalkıp giriş bariyerini açtı. Soldaki ilk gişeye yanaştım. “Kalimera” dedikten sonra Uluslar arası ehliyeti, ruhsat ve pasaportları uzattım. Yeşil sigortayı da istedi. 40-50 saniye kadar inceleyip giriş mühürlerini bastı. Eliyle “yürü” işareti yaptı. “ Efharisto”…. Ağır ağır ilerleyerek 2., 3., 4. gişeleri aradım. Durdum etrafa bakındım. Yok… Tüm işlemler tek bir gişede ve toplam 3 dakika içinde halledilmiş oldu.
Yine de çekinerek, 1. viteste her an birinin “Dur komşi” diye bağırmasını bekleyerek ilerledim.
Kendimi Egnatia Odos otoyolunda buldum. Yunanistan’a girmiştik.
Yunan tarafında bir kişinin bir gişede yaptığı işi bizim tarafta neden dört kişinin dört gişede yaptığını düşünerek yola koyulduk. İşleri bizim gibi yapmayı bilseler, düşünebilseler Yunanistan’da işsizlik sorunu olmayacağı kanaatine vardık.!!!

Sınır kapısından Selanik’e kadar otoyolda üç ayrı ödeme gişesi var. Yolun ortasına konuşlanmışlar. Her birine 2.40 euro toplamda 7.20 euro ödeniyor. Yol kalitesi iyi. Yatay ve dikey işaretlemeler yapılmış. Önce Yunanca, hemen ardında da İngilizce yol tabelaları var. Hangi şehre kaç km. kaldığı belirtilmiş.
Dedeağaç ve Gümilcine’ye dönüşte uğrayacağımız için İlk önce İskeçe’ye gidildi.
Sabah saat 7. Kent daha yeni uyanıyor. Rastgele şehrin caddelerinde gezildi. Navi, İskeçe içinde saçmaladı. Sürekli şehrin tamamının dijital haritasının çıkarılmadığını, verilen bilgilerin yanlış olabileceğini tekrarladı. Yanlış bilgiler de verdi. Geldiğimiz yollardan geri dönerek İskeçe’den çıktık.
Kavala yat limanı koordinatlarını girdim. Yat limanına kadar sorunsuz bir şekilde geldik.
Kavala şirin bir kent. Saat sabahın sekizi. Limanda boş bulduğum bir yere park ettim. Biraz deniz havası aldık.Dükkanlar daha açılmamış, Yunan esnafı uyuyor.!!
Sahilde yürüyüş yapan her yaştan insan, limanda balıkçı tekneleri var.
Deniz kenarında çay keyfi yapmak için çakmak çoklayıcıyı arabanın çakmağına, ısıtıcıyı da çoklayıcıya taktım. Suyu doldurdum. Ben su ısınsın diye beklerken önce yanık kablo kokusu duyuldu.Ardından hafif bir duman.. Isıtıcının çektiği akıma çoklayıcının kabloları dayanamadı, eridi. Çay keyfi başlamadan bitti.

Dönüşte burada konaklayacağımız için ayaklarımız açılsın diye 10 dakika kadar yürüyüp Selanik’e doğru yola çıktık.
Kavala içinde de navi pek sağlıklı çalışmıyor. Daha önce google maptan yolu incelediğim için sorunsuz oto yola çıktık.

Otoyol üzerinde benzinlik, dinlenme tesisleri yok. Belli aralıklarla park yerleri ve seyyar tuvaletler var. İnternette seyyar tuvaletlerin pek temiz olmadığını okumuştum. Park yerlerinde durmadık.
Selanik’e doğru otoyoldan çıkarak benzinliğe girdim. (Shell)
Görevli genç kız depoyu kendi doldurdu. Sadece nakit çalıştıklarını söyledi. İki dil bilmez bir şekilde anlaştık.
Mazotun litresi 1.48 euro. 33,78 litreye 50 euro ödedim. (Dönüş yolunda uğradığımız Drama’da yine Shell’den mazotu litresini 1.31 euroya alınca kazıklandığımı anladım.)
Kız bedava kahve fişi de verdi. Hemen yandaki tesise yöneldim. Kapısı tüm Türkiye tur firmalarının çıkartmalarıyla dolu. Çalışanlar çat pat Türkçe konuşabiliyorlar.
Kavala’da göremediğimiz ‘Kavala kurabiyesi’ ni pakedi 5 euroya aldık. Sallama çay 2 euro. Allahtan benim kahve bedava. Epey kazık bir yer olduğunu konuştuk. Ancak tuvaletler ücretsiz ve çok temizdi.

Navigasyona Selanik sahilindeki park yerinin koordinatlarını girerek yola çıktık. Navi sorunsuz park yerine getirdi. Parkın 1 saati 2.10 euro. Saat sabah 9.00 park boş. Yürüyerek yakındaki otelimize gittik. Odaları 12.30’dan önce alamayacağız. Otelin önünde otele ait 3 araçlık park yeri var. Vücut diliyle arabayı otelin parkına çekme isteğimi anlattım. Otel çalışanı kendi aracını çekti. Ben arabayı park ettim.
Egnatia Caddesi ile Sygrou sokak köşesinde Emporikon Hotel. Eski bir bina. Yüksek tavanlı. Kliması, buzdolabı, led tv.si olan temiz odalar. Yürüyerek sahile 7 dakikada iniliyor. Çalışanlar ilgili. Peynir ,reçel, yumurta, çay ve kahveden oluşan vasat bir kahvaltı veriyor. 2 kişi 37 euro.
Selanik’te gezilecek yerlerle ilgili detaylı bilgiler internette var.
Atatürk Evi, pazartesileri kapalı. Diğer günler saat 10’da açılıyor. Etrafta Türkçe tabelalar ve Türkçe bilen esnaf var.
Selanik içinde navi gayet başarılıydı. Kale dahil her istediğimiz yere götürdü.

Yalova- İpsala sınır kapısı : 305 km
İpsala sınır kapısı- Selanik : 325 km.

Selanik kalesinden Evzoni sınır kapısına yaklaşık 90 dakikada geldik.
Sorunsuz bir şekilde sadece pasaportları göstererek sınırdan geçtik. Evzoni sınır kapısında pasaport kontrolünden geçtikten sonra ilerde sağda büyük bir free shop var. Dönüş yolunda geçtiğimiz İpsala karşısındaki Yunan sınır kapısında da (adını bir türlü öğrenemedim) free shop var. Sınırsız içki ve sigara alabiliyorsun. (Tabii Türk tarafındaki gümrükte sorun çıkmazsa.) Yunanistan içindeki marketlerde satılan viski, votka, cin gibi içkiler sınırda daha ucuz. Sigara bizim kapıda Yunanistan’a göre ucuz.

Makedon sınırında polise pasaportları verdim. Yeşil sigortayı da istedi. (Kar pepır veya grin pepır diye istiyorlar.) Giriş damgalarını vurup geri verdi. 5 m. ilerde gümrük memurunun önünde durdum. Gülerek “Nereye komşi ? “ “Üsküp’e be ya..” “güle güle “…. Makedonya’ girdik.

Sınırdan hemen sonra otoyol başlıyor. 10 km. kadar sonra tek yönlü yola dönüşüp 30 km. kadar iki dağ arasından devam ettikten sonra tekrar otoyol oluyor. Yalnız otoban yüzeyi çok bozuk. Yüklü araçla sürat yapılamıyor. 70-80 km. hızla yol alabiliyorsun.
Yunanistan sınırından Üsküp 157 km. Otoyolda üç ödeme gişesi var. 1. gişe: 50, 2. gişe: 60, 3. gişe: 30 kayme, toplam: 140 kayme alıyor. Sınırda 100 euro bozdurdum. 100 euro = 6110 kayme.

Üsküp’e yaklaşırken naviye otel koordinatlarını girdim. Otel kapısının önüne kadar getirdi.
Hotel Super 8 Üsküp merkezde. Önü otopark. Geniş, balkonlu odalar, led tv., buzdolabı… Oldukça konforlu. Doyurucu bir kahvaltı. Gecelik 2 kişi 60 euro.
Üsküp, Vardar Nehri ile ikiye bölünmüş bir kent. Nehrin bir yanı eskiyi yaşarken, diğer yanı alabildiğine modern. Üsküp yeme içme açısından ucuz bir kent. Bol bol köfte ve börek yedik.
Farlar sürekli açık. Hız sınırların uymak gerekiyor. Radar var. Navigasyon sorunsuz çalışıyor.
Gezilesi, görülesi bir kent.
Yalova- Üsküp : 850 km.



Ertasi gün Sırbistan’a doğru yola çıkıyoruz.
Üsküp’ ten 45 dakikada sınır kapısı Tabanovce’ye ulaşıyoruz. Kalitesiz bir otoyol. İşaretlemeler iyi. Navi sorunsuz çalışıyor. Yol üzerinde 2 gişe var. Birine 30, diğerine 50, toplam 80 kayme daha ödüyoruz yol parası olarak.
Kaldığımız otel üzerinde adımız ve konaklama tarihi yazılı bir belgeyi pasaportların arasına koymuştu. Sınırda o kağıtları da aldılar. (Ancak dönüş yolunda Ohrid’de konakladığımız yer hiçbir şey vermedi. Sınırda da sormadılar.)
Yalova’dan Sırbistan sınırı: 914 km.
Üsküp’le Belgrad arası 440 km.

Sırbistan sınırında pasaportları ve yeşil sigortayı verdim. Nereye gittiğimizi sordu. Giriş yaptık.
Bu sınırlarda free shop falan yok. Küçük bir iki dükkanda para bozuyorlar.

Kapıdan sonra otoyol başlıyor. Yol kalitesi biraz daha iyi. Sınırdan Belgrad’a kadar 730 dinar yol parası ödedik. Üsküp Belgrad arası 6 saat sürdü. Euro dizel 157.9 dinar. 4007,5 dinara 25,38 litre mazot aldık. 100 euro= 10.960 Sırp dinarı. Sırbistanda farlar açık.
Üsküpten 3 saat sonra Niş kentine geliniyor. Yol kentin dışından geçiyor. Biz uğramadık.

Yalova- Niş : 1063 km.
Yalova – Belgrad : 1289 km.

Belgrad’da navigasyon kesinlikle çalışmıyor. Yanlış yönlendiriyor. Gidilecek yerler önceden harita üzerinde çalışılmalı.
Belgrad merkezde Republic Square civarında sokaklar hep tek yönlü. Sokağın iki tarafı da park yeri. Tüm park yerleri numaralandırılmış. Arabayı park ettikten sonra o park numarasını plakanla birlikte kısa mesajla bir yerlere gönderiyorsun. (Tabelalarda açıklaması var.) 90 dakika orada kalabiliyorsun. Epey karışık bir uygulama. Görevliler ellerinde aletlerle sürekli denetliyorlar. Konaklama için özel otoparkı olan otel ayarlanmalı.

Belgrad’ta Apartments Skadarlıja’da 2 gece konakladık. Merkezde. 2 yatak odalı. Tv., buzdolabı, ocak, mini fırın… vardı. Toplam 4 kişi 2 gece konaklama+ 2 gece park ücreti olarak 190 euro ödedik. Kahvaltı yok. Kahvaltıda çayı hazırlayıp yakındaki börekçiden de 5 euroluk börek alıp tıka basa doyduk.
Kaldığımız yerin 20 m. Aşağısı meşhur Skadarlija Sokağı. Toplam 400 m. uzunlukta sadece yayalara açık, restoranlar sokağı. Akşam yemekleri için uğranılmalı. 500 m. İlerisinde ise Belgrad’ın İstiklal Caddesi, Kneza Mihaila… Mutlaka piyasa yapılmalı.

Belgrad’dan önce E 75 sonra E 70 nolu yollarla Saraybosna’ya doğru yola çıktık. Yaklaşık 60 km. sonra otoyoldan Sabac yönüne ayrıldık. 21 nolu yola girdik. Sabac içinden dümdüz geçip Lozinca tabelalarını izledik. Buradaki yollarda sınır kapısı veya Sarejevo falan yazmıyor. Haritadan gidilecek güzergah üzerindeki kent adları belirlenip onları izlemek gerekli.
Sırbistan’da dikey ve yatay işaretleme iyi. Sapaklarda, köy, kasaba girişlerinde bilgi tabelaları var. Otoyoldan çıktıktan sonra hız sınırı genelde 60 km. Çoğu yerde de daha az.
Belgrad’ın içinden Bosna Hersek sınırı 4 saat sürdü. Sınırda litresi 152,4 dinara 22.66 lt. mazot aldım. Sırbistan’a girerken mazotun litresini 157,9 dinardan almıştım.
Sınırda pasaportları verdim. Hiçbir şey sormadan çıkışı vurdu geçtik.
Yalova’dan Bosna Hersek sınırı : 1450 km.
Bosna Hersek sınırında pasaportlara baktı. Giriş damgasını vurdu. 5 m. İlerde gümrük memuru durdurdu. Bagajı açtım. Gülerek, Türkçe “Yok bir şey, aile eşyaları.” dedim. Yürü işareti yaptı.
Gümrük alanından çıkınca ilerde sağda banka var. 100 euro = 194,60 BAM Pasaport,adres, imza.. Banka olunca muamelesi uzun oluyor. Döviz bürosu göremedim.
Buradan çıkınca sola dönüp Sarajevo yoluna çıkıyorsun. 140 km. yazıyor. Ancak tam 3 saatte gidebildik. (10 dakikalık tek mola ile.)
Yolun tamamı tek yön. İşaretleme hiç yok. Satıh eh işte. Navi çalışmıyor. (Saraybosna’ya 30 km. kala çalışmaya başladı.) Yoldan geçene “Sarajevo” diye seslenince gideceğim yönü gösteriyorlar. Bir iki dağ aşılıyor. Sürekli solama yasağı. Kaç km. olduğunu gösteren ilk ve tek tabelayı sınırda görmüştük. Başka bilgi tabelası yok. Bir iki yerde Sarejevo tabelası var. Dikey işaretlemenin hepsi o. Farlar sürekli açık. Yolun manzarası çok güzel. Her taraf yeşillik. Sırbistan sınırları içinde birkaç kez karşıdan gelenler radar uyarısı yaptılar. Bosna Hersek içinde iki yerde polis kontrolü vardı. Durdurmadılar.
Saraybosna içinde trafik rahat. Avrupa’nın ilk tramvayı Saraybosna’ya yapılmış. Tramvay yolundan gitmek serbest. Ancak öncelik taksilerin. Arkanda taksi varsa sola çekilip yol veriyorsun. Çekilmezsen arkadan korna çalıyorlar. Anlayana kadar epey korna sesi duyduk.

Saraybosna Mostar arası130 km. kadar. Yol dar. Tek şerit. 40, 60, 80 km. sınırlamalar var. Köy içlerinde sürat 40 km. Herkes kurallara uyuyor. Bilgilendirme tabelaları yeterli. Yol tek molayla 2 saat 30 dakika sürdü.
Yol üzerinde (bir tepeye tırmanırken) kuzu çevirmeciler var. Biz erken geçtiğimiz için yemedik. Ama çok güzel görünüyorlardı. Kuzu yenilecekse kaçırılmamalı. Başka yerde yok. (Elbasan’a kadar)
Yalova Mostar : 1780 km.
Mostara girerken sağa ayrılıp şehrin içine girilmeli. Kime sorsanız (Old most, Old birç) köprüyü gösteriyor. Köprüye yakın park yerleri var.(5 kayme)
Mostar köprüsü gerçekten muhteşem. Köprünün her iki yakasında hediyelik ve hatıra eşya satan dükkanlar var. Yol üzerinde litresi 2.40 kaymeden 11,26 litre mazota 27,02 kayme ödüyorum.
(100 euro=194,60 kayme)
Mostar’dan çıktıktan 30 km.sonra Metkovic’e 2,7 km. kala karşına birdenbire sınır kapısı çıkıyor. Herhangi bir işaret, tabela yok. Önündeki araçlar duruyor. Sen de duruyorsun. Dura kalka ilerlerken sınır kapısı görünüyor.
45 dakikalık dur kalklı beklemeden sonra gişeye yanaştım. Pasaportları verdim. İnceledi. Yeşil sigortayı istedi. “Sınır çıkışlarında istemezlerdi, hadi hayırlısı” diye düşünerek verdim. Damgayı bastı. Yürüdük..
Biz Bosna Hersek’ten çıkış yaptığımızı zannederken Hırvatistan’a giriş yapmışız. Çıkışla ilgili herhangi bir işlem yapılmadı.
Hırvatistan sınırında aracın km.’si 86.747 yi gösteriyordu. Yalova’dan çıkalı 1820 km.olmuş.
Sınırdan Dubrovnik 95 km. Yol gayet güzel .İşaretlemeler tam. Ve birden Adriyatik karşına çıkıyor.
Kah yanından kah yüksekten Adriyatik’i seyrederek yol alıyoruz. Dubrovnik’e girmeden önce köprüde fotoğraf molası. Navi düzgün çalışıyor ve bizi kalenin yanındaki park yerine götürüyor.
Kalacağımız yer kale içinde Apartmens Orlando. Park yeri ağzına kadar dolu. Pila kapısına doğru devam ediyoruz. Arabadakileri kapıda bırakıp daha önce harita üzerinden belirlediğim kapalı garaja gidip arabayı bırakıyorum.
Kaldığımız dairenin penceresi eski şehrin ana caddesi Stradun’a bakıyor. 2 odalı dairede her ihtiyacımız düşünülmüş. 4 kişi 2 gece için 208 euro ödüyoruz.
Dubrovnik anlatılmaz, yaşanır. Rüya gibi geçen 2 günün sonunda yine yola çıkma vakti geldi. Bu arada Dubrovnik oldukça pahalı bir kent. Sur üstünde bir küçük şişe su 2, portakal suyu 7 euro. Suyunuzu marketten alın. Börek ucuz. Hava muhalefeti nedeniyle biz yapamadık ama tekne turu 100 kuna. 1 euro yuvarlak hesap 7 kuna.
Kapalı garajda arabayı almadan önce park ücreti olarak 30 euro bozdurdum.Oto parkta bileti makineye okutunca feleğim şaştı. Park ücreti 800 kuna. Yaklaşık 115 euro. Ödedik mecburen. Bir daha da arabayla Dubrovnik’e gelmeye tövbe ettik.!!!
Planımız, Dubrovnik’ten sonra Kotor, Bar, Budva, Ulcinj, Tiran.. üzerinden devam ederek yorulduğumuz yerde veya varabilirsek Ohrid’de konaklamak.

Dubrovnik’ten çıktıktan 45 dakika sonra Karadağ sınırına geldik.
Yalova – Karadağ sınırı 1954 km.
Hırvatistan çıkışında pasaportları verdim. “Car pepır”ı istedi. Verdim. Baktı. Çıkış damgasını vurdu. (Toplam 2 dakika) Çıkışlarda yeşil sigortanın gününün geçip geçmediğine baktıklarını Yunan sınır kapısında polisin “4 gününüz kalmış, geçirmeyin.” Demesinden sonra anladım.
Karadağ tarafına geçtik. 750 m. Sonra giriş gişesinin önündeydik. Pasaportlar, yeşil sigorta. Tamam, geç. Klasik işlemler.
Karadağ euro kullanıyor. Sınırda litresi 1.27 eurodan 31,50 litre mazota 40 euro ödedim. Gezi boyunca aldığım en ucuz mazot buradaydı. ( Makedonya ve Arnavutlukta mazot almadım. Fiyatları bilmiyorum.)
Karadağ’da Herceg Novi, Kotor, Budva, Bar, Ulcinj üzerinden Arnavutluk’a geldik.
Avrupa sosyetesinin tatil mekanları olan bu yerler gerçekten görülmeye değer. Kotor körfezi boydan boya dolaşılmalı. (Feribotla geçmeyin.) Körfezin kenarından nefis manzaralar eşliğinde yol alıyorsunuz. Sık sık durup manzaranın tadı çıkarılmalı, fotoğraf çekilmeli.
Karadağ genelinde navigasyon çalışıyor. İşaretlemeler tam. Geze geze 4 saatte Karadağ Arnavutluk sınırına geldik. Karadağ içinde toplam 158 km. yol yapılmış. Yalova Arnavutluk sınırı: 2112 km.
Karadağ’dan çıkış işlemleri bu güne kadar süren en uzun işlemlerdi. Toplam 10 dakika kadar işlemlerin bitmesini bekledik. Sorunsuz çıktık. Arnavutluk girişi için herhangi bir işlem yapılmadı. Belki de iki işlem birlikte yapılmıştır.
Tiran’a doğru yola çıktık. Navigasyon ana yolda çalıştı. Tiran yönünü gösteriyor. Oldukça kalitesiz bir yol. Tek şerit. Bir ara oto yola çıktık. Ancak saltanat fazla sürmedi. 15-20 km. sonra yine tek yönlü yol. Sınırdan girdikten 90 dakika sonra Tiran’a ulaştık. Saat 17.30 trafik arapsaçı. Merkezde dolaştık.
Arnavutluk’ta trafik hep yoğun ve düzensiz. İstanbul trafiğini aratmıyor. Yoğun bir yol yapım çalışması var. Tiran bize pek çekici gelmedi. Navigasyona Elbasan koordinatlarını yükleyerek yola çıktık. Navi sapıttı. “Harita dijitalleştirilmemiştir.Yanlış bilgi verilebilir…” Olmayacak yerlere yönlendirdi.
Sora sora elbasan yolunu bulduk. (Yol sorma gayet pratik.Yoldan geçen birinin yanında durup soru tonuyla “Elbasan” diyorum. O da el kol hareketleri ve kendi dilinde tarif ediyor. Anlaşıyoruz.)
Kısmen otoyol. Yol inşaatı devam etmekte. Küçük küçük Elbasan tabelaları var. Dikkatli bakmazsan göremezsin. Gerek sınırdan Tiran’a , gerekse Tiran’dan Elbasan’a kadar olan yollarda sıklıkla radarla hız kontrolü var. Karşıdan gelen sürücüler radar uyarısı yapmasa iki kez yakalanacaktım.
Elbasan, Skumbin Nehri kenarında kurulu bir kent. Fazla oyalanmadan Ohrid’e doğru yola çıkıyoruz.
Elbasan’dan sonra, sınıra gelmeden bir kuzu çevirmecide akşam yemeği molası. Baştan soruyorum. Euro geçiyor, kart yok. Nefis bir kuzu çevirme, bol salata. Hesap 4 kişi için 33 euro.
Hava karardı , yağmur başladı. Sınıra kaç km. var? Bilmiyoruz. Navigasyona sınır kapısı koordinatlarını giriyorum. Hayret. Rotayı hesapladı, yönlendiriyor. Başkaca seçeneğimiz de olmadığından navi ne derse yapacağız. Yarım saat sonra sınır kapısındayız. Teşekkürler navi.
Geziye başlamadan önce yaptığım internet araştırmalarında bazı gezginlerin yazılarında, Karadağ ve Arnavutluk’ta sınır girişleri sırasında 5-10 euro vergi alındığını okumuştum. Bizden ne Karadağ’da ne de Arnavutluk’ta herhangi bir para istemediler. Belki de gece kalmadığımız içindir, bilemiyorum.
Saat 16.00’da Karadağ tarafından girdiğimiz Arnavutluk’tan saat 22.00’da Makedonya tarafından sorunsuzca çıktık.
Tekrar Makedon sınırındayız. Pasaport, yeşil kart.. Giriş damgaları basılıyor. Gümrük memuru. “Nereye be ya..” “Ohrid’e” “Nereden gelirsiniz?” “Nerelisiniz?” …Kısa bir muhabbet… Ver elini Ohrid.
Sınırdan Ohrid 30 km. Merkezde otel sorduğumuz bir benzinci çalışanı, tanıdığının villası olduğunu 65 euro karşılığında 4 kişi kalabileceğimizi söyleyince pazarlık yapmayı bile düşünemeden peşine takılıyoruz. Yarım saat sonra Ohri gölünü tepeden gören, yeni yapılmış, pırıl pırıl, tertemiz dairemizde Makedon birasıyla yorgunluk atarken saatler 23.30’u gösteriyor. Villa Velestova (Merkezden 5 km. kadar tepeye tırmanıyorsun. Arabasız kalınmaz. www.villavelestova.com)
Sabah 10.30’da Dubrovnik’ten yola çıkmıştık. Hırvatistan, Karadağ, Arnavutluk, Makedonya…. 13 saattir yollardayız. Size tavsiyem bu güzergahı aynı gün geçmeyin. Karadağ’da Ulcinj’de veya Arnavutluk’ta Durres veya Tiran’da konaklayın.

Pırıl pırıl bir Ohrid sabahına uyanıyoruz. Manzara mükemmel ötesi. Keşke yanımızda kahvaltılık bir şeyler olsaydı, manzaraya karşı kahvaltı etseydik diye düşünüyoruz. Yine de çayımızı içmeden ayrılmıyoruz.
Toplam km: 87.277 Yalova’dan çıkalı 2350 km.olmuş.

Göl kenarı, çarşı içi, inci satıcıları geziliyor. İstanbul Çaycısı’nda günler sonra demleme çaylar içiliyor…
Artık yola çıkma zamanı. Manastıra uğrayıp Edessa üzerinden Kavala’ya gideceğiz.
Saat 12.00’da Ohrid’den ayrılıyoruz. 1 saat 15 dakika sonra Manastırdayız. Ana yollarda navi çalışıyor. Manastır Askeri İdadi’nin yanına kadar getirdi. Km. : 2423
Müze haline getirilen Askeri İdadi’deki Mustafa Kemal Anı Odası gezisinden sonra Şirok sokakta turladık. Elimizdeki son kaymelerle su ve leblebi aldık.
Manastır’dan Yunanistan Niki sınır kapısı 14 km. Makedonya’dan sorunsuz çıktık. Yunanistan girişinde pasaport kontrolünden sonra gümrük polisi alkol, sigara olup olmadığını sordu. Benim pasaportumla yeşil sigortaya baktı. Sigortanın bitmesine 4 gün kaldığını , bitmeden çıkış yapmamız gerektiğini bir şekilde anlattı.
Su kenti Edessa’yı dolaşarak Selanik’e uğramadan Kavala’ya vardık. Navi sorunsuz çalıştı. Yalnız Kavala içinde sapıttı.
Dün Ohrid’deyken booking.com üzerinden yer ayırttığım Oceanis Otele yerleştik. Km. 2725
Otel Kavala sahilde. 6. katta balkonlu, deniz manzaralı odalardan çok memnun kaldık. Kahvaltısı da yeterliydi. Otopark var. 2 kişi 1 gece 55 euro.
Kavala’da limanda denize yüzünüzü döndüğünüzde sol tarafta balıkçı lokantaları var. Akşam ilk baştaki lokantaya oturduk. Türkçe menü ve Türkçe bilen garsonlar var. Restoran girişi Türk tur firmalarının çıkartmalarıyla dolu. Oldukça uygun fiyata nefis mezeler eşliğinde balık ve uzo keyfi yaptık.

Geldik gezinin son gününe. Bu gün ata toprağı Drama’yı gezdikten sonra Yalova’ya dönecegiz.
Oceanis Otelde güzel bir sabah kahvaltısının ardından Drama’ya doğru yol alıyoruz. Kavala – Drama 38 km. Yol güzel. Navi çalışmıyor. Daha doğrusu ana yollarda çalışıyor da şehir içine giriş ve çıkışlarda çalışmıyor.
Tipik bir Anadolu kenti gibi Drama. Etraflıca geziyoruz. Ataların mezarları için toprak almayı da ihmal etmiyoruz.
Drama çıkışında Shell’e uğruyoruz. Litresi 1.345 eurodan deponun fullenmesini istiyorum. Yaşlı pompacı çat pat Türkçesiyle konuşmaya çalışırken genç pompacının bayan tuvaletini açmamaktaki ısrarı hepimizi kızdırıyor. Mazot alma işini yarım bıraktırıp ayrılıyoruz. Bence bütün gezi boyunca karşılaştığımız en ters hareket bu. 16.36 litre mazota 22 euro ödüyorum.
3 km. ilerde aynı şirketin bir başka benzin istasyonunda duruyorum. Mazotun litresi 1.319 . 19.07 litre mazota 25.15 euro ödüyorum. Tuvaletler açık ve temiz.
Tekrar Kavala’ya dönüyoruz. Dün akşam garsondan yol tarifini aldığımız “Kavala Kurabiyecisi”ne doğru yola çıkıyoruz. Kavala’dan alt yoldan Dedeağaç’a doğru yaklaşık 5 km. sonra yolun solunda buluyoruz kurabiyeciyi. Bir Türk tur otobüsü de var. Çalışan bayan Türkçe biliyor. Bol ve bedava demleme çay.. Hemen iki paket kurabiye açıyorlar. Keyifler yerinde… Kutusu 5 eurodan hediyelik kurabiyelerimizi alıyoruz. Navigasyona güvenerek Dedeağaç yoluna koyuluyoruz.

Bir an önce Türkiye’ye gitme düşüncesiyle Dedeağaç içinde hızlıca bir tur atıyoruz. Ver elini sınır kapısı. Yunanistan tarafında büyük bir free shop var. Fiyatlar bizim tarafla aynı gibi.
Bizim tarafta pasaport kontrolüne girmeden free shop var. Gümrük sıkı. Önümdeki aracı aradılar. Bagaj boşaltıldı. Araç içine bakıldı. Bana sadece içki ve sigara olup olmadığını sordu. Free shoptan yasal hakkımızı aldığımızı söyledim. Aramadılar. Yağmurla birlikte Türkiye’ye giriş yaptık. Tekirdağ’da köfte molasından sonra ver elini Yalova…

Toplam km. 88216 Depo fullendi. 4.50 TL’den (1.55 euro) 28.50 litresine 128.25 TL (44.29 euro) ödendi. Tüm gezi boyunca aldığım en pahalı mazot. Geziye çıkarken daha ucuzdu. Arada zam gelmiş.


Gelelim gezinin harcamalarına. Aile başına tüm harcamalar toplamı 1400 euro.
İki aile toplam 2800 euro

Yapılan harcamalar:
1- Sigorta, ehliyet, çıkış harcı……………………………. 263 euro
2- Yanımıza alınan su, kuruyemiş, yiyecek……………… 57 euro
3- Toplam yakıt masrafı ………………………………… 265 euro
3289 km.yol yapılmış. Full depo yola çıkıldı. Gelince depo fullendi. 188.51 lt. mozot yakılmış.
(100 km’de 5.73 lt.)
4- 10 gece konaklama bedeli …………………………… 952 euro
5- Otoyol ücretleri …………….. 40 euro
6- Oto park ücreti………………………… 150 euro
TOPLAM………….. 1727 euro

Kalan yaklaşık 1000 euro da öğlen ve akşam yemekleri, müze ve ören yerleri girişleri, hediyelik alışverişleri vs. ye harcanmış.

Türkçe’den başka dil bilmeyen bizlerin hiç sorunsuz olarak tamamladığımız ve büyük zevk aldığımız Balkanlar gezisinin derlemeğe çalıştığım notlarının, böyle bir geziye çıkmaya niyetli olanlara yol göstermesi dileğiyle…
Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
k_akkus
Tarihi ve Saati
03.07.2014 11:53
Okunma
21381
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
19 kişi
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

k_akkus | 05.06.2015 16:58:00
DUBROVNİK KONAKLAMA
Dubrovnik şehir merkezi dışında da kalınacak uygun fiyatlı yerler var. Oraları tercih etmek daha iyi olur. Zaten yol üzerinde ilanları sıkça görüyorsunuz.
Bu yorumu faydalı buluyor musun? | Evet | Hayır
Evet : 0 Hayır : 0
storm_7233 | 08.05.2015 03:44:00
Cok Faydalandik
Elinize saglik, ozellikle yol guzergahlari navigation ve Google'a tam guvenemedigimiz icin bizim icin cok faydali oldu. Dubrovnik sehir merkezinde kalmamak icin, oncesinde cok sayida pansiyon var deniyor. Dogru mu?
Bu yorumu faydalı buluyor musun? | Evet | Hayır
Evet : 0 Hayır : 0

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri