,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Gezelim Görelim > Gezilecek Yerler > Hindistan > 
Gezelim Görelim
HİNDİSTAN
Hindistan, dünyanın en gelişmiş uygarlıklarından birinin beşiğidir. Büyük imparatorlukların ve uygarlıkların kurulması ve sona ermesi bu kıtada Avrupa'dan çok daha önce gerçekleşmiştir. Hindistan, bir ülke olarak birlik ve bütünlük içinde olmaktan çok, değişik ırk, kültür ve dinlerin birarada yaşamaya çalıştığı mozayik bir görüntü içindedir. Tarihî özellikleri yanında Hindistan'ı önemli kılan bir başka etken de Hinduizm ve Budizm gibi iki büyük dinin bu topraklarda doğarak gelişmiş olmasıdır.
Eski çağlarda Mısırlılar ve Romalılar, deniz yoluyla Güney Hindistan'a gelmişler ve daha da ilerleyerek Güney Doğu Asya'ya kadar ulaşabilmişlerdir. Günümüzde Hindistan, Endonezya adalarında bile anayurt olarak kabul edilmektedir. En ünlü Hint Destanları'ndan biri olan Ramayana Destanı Güneydoğu Asya Adalarındaki halk tarafından bugün bile söylenmektedir.

M.S. 52 yılında 12 havarilerden Aziz Thomas, Güney Hindistan'daki Kerala bölgesine gelmiş ve burada ilk Hristiyan faaliyetlerini başlatmıştı. Sonraki yüzyıllarda güney Hindistan'da Hindu krallıkları kurulmuş, kuzeyde ise yükselişe geçen Budizm giderek etkinliğini kaybetmiştir. M.S. 630 yılında Sind ve Gujarat eyaletlerinde başlayan ilk İslamî faaliyetler bu dinin de yayılmasını sağlamıştır.

Gazneli Sultan Mahmut'un temsili resmi

İslam güçleri bölgede ilk etkilerini Gazneli Sultan Mahmut'un seferleriyle göstermiştir. Bugün Afganistan'da Kabil ile Kandahar arasında bulunan Gazne şehri 1001 yılında Hindistan'dan getirilen bir çok ganimetle zenginleşmekteydi. Çünkü Mahmut'un orduları ele geçirdikleri şehirlerde değerli ve taşınabilir ne varsa söküp götürmekteydiler. 1033 yılında Mahmut'un ölümünden sonra yerine geçen kral, yüzlerce kilometre uzaklıktaki Benares'i bile işgal edebilmişti. Ancak, Gazne şehrinin 1038 yılında Selçuk Türkleri'nin eline geçmesinden sonra Hindistan'a yapılan akınlar bir süre için durdu.

Sonraları, bu tür geçici akınlar yerini kalıcı işgallere bıraktı. 1192 yılında Muhammed Ghori, ordusunu Pencab'tan geçirerek Hindistan'a girmiş ve Ajmer'i almıştı. Ertesi yıl Ghori'nin Generali Kutub-id Din, Benares'i ve Delhi'yi ele geçirmiştir. Muhammed Ghori'nin öldürülmesiyle Kutub-id Din Delhi'nin ilk Sultanı olmuştur. Kutub-id Din ve kendisinden sonra gelen diğer Müslüman sultanların buradaki hakimiyetleri zaman zaman küçülüp erimiş; zaman zaman da kuvvetlenip gelişmiştir. Bunda sultanların kişiliklerinin ve kişisel başarılarının rolü olduğuna hiç kuşku yoktur. 1398 yılında Timur'un ordularını Semerkand üzerinden Delhi'ye doğru yürüyüşe geçirmesine kadar Delhi'de değişik bir çok Sultanlık kurulmuştur. 1500 yıllarına kadar bölgeyi elinde tutan Timur, daha sonra Babür Şah yönetimindeki ordulara yenilince Hindistan'da Moğol dönemi başlamıştır.
Hindistan'da çok çeşitli ulaşım seçenekleri vardır. Bu konu üzerinde sürekli olarak soruların gelmesi üzerine Şehir içi ve Şehir dışı ulaşım seçeneklerini belirtmeyi uygun gördüm. En basitinden başlayarak yazıyoruz.

1. RİKŞALAR
a. İnsanın önünde koşarak çektiği Rikşa
b. Bisiklet Rikşa
c. Motorlu Rikşa
d. Motorlu Büyük Rikşa (Vikram)

2. TAKSİLER
a. Şehir içi
b. Şehirlerarası

3. OTOBÜSLER
a. Şehiriçi
b. Tata
c. Volvo

4. TRENLER
3.1. Sınıflarına göre
a. General Class
b. Sleeper Class
c. First Class (AC Class)

4.2. Trenine göre
a. Mail - Ordinary trenler
b. Express Trenler
c. Hızlı Trenler

4.3. Yerel Trenler
a. Banliyo (Suburban Trenler)
b. Metro

5. UÇAKLAR
a. Resmi Hava Yolları
b. Özel Havayolları

1. RİKŞALAR

Hindistana ilk geldiğinizde şizi şaşırtacak ilk şey belki de üç tekerlekli şeytan arabasına benzeyen bu garip vasıtalar olacaktır. Eski Delhi'de özellikle çok kullanılan Rikşalar, Hindistan'ın hemen her yerinde ve her zaman bulunur. Kullanmaya alıştığınızda çok pratik ve çok ucuz ulaşım aracı olduğunu sizin de görerek benimseyeceğiniz araçlar olacaktır.

a. İnsanın önünde koşarak çektiği Rikşa
Bunlar Hindistanın hemen bütününde artık ulaşımdan kaldırılmış ve yasaklanmıştır.




Günümüzde sadece Kolkata (Kalküta) şehrinin sadece bir kısmında kullanılmaktadır. Bu aracı kullanan kişi kesinlikle yalınayaktır ve sağ elinde bir çıngırak taşımaktadır. Caddelerde koşarak ilerlerken kendine yol açmak için bir yandan rikşanın tahta kollarını tutmakta bir yandan da avucunun içindeki çıngırağı çalmaktadır. Kolkata'nın üst kastına ait olduğu her halinden belli olan şişman, abartılı renkli sarisini havada savurtarak rikşaya oturmuş olan bayanların gidecekleri yerin tam dibine kadar bu rikşaları soktuklarını, rikşa sürücüsüne adeta bir hayvan gibi davrandığını görebilirsiniz. Rikşa sürücüsü ise tabii ki bir alt kast üyesidir; kadının isteklerine karşı gelmek gibi bir şansı asla olmaz. Üst kastın üyesinin rikşaya binerken pazarlık yapması ya da fiyat sorması sözkonusu değildir. Çünkü o, uygun göreceği birkaç Rupi parayı rikşacıya verecektir ve Rikşacının bu miktarın azlığından şikayet etmesi de mümkün değildir. Üst kastın üyesi bir bayanın onun rikşasına lütfedip binmesi yeterlidir aslında. (!) Bu söylediklerimiz size abartılı geliyor olabilir. Eğer Kolkata'ya yolunuz düşerse bir kenara çekilip izleyin, söylediklerimizin haklılığını göreceksiniz.

b. Bisiklet Rikşa (Bicycle Rikshaw) Halk arasında : “Saykıl“



Mussorie’de rikşa yolculuğu Jaipur sokaklarında bisikletli rikşalar

Bu rikşalar insanın önünde koştuğu rikşadan bir basamak daha yüksektir ve en azından basit de olsa bir dişli çark ve zincir mekanizmasıyla rikşacının yükünü biraz olsun hafiletmektedir.

Bisiklet rikşalar Hindistanın her yerinde her an hazırdır. Tabii bazı istisnalar hariç. Mesela Delhi şehrinin New - Delhi kısmına bisiklet rikşanın girmesi yasaktır. Hindistanın kuzeyindeki bazı dağlık şehirlerde yokuşu pedal gücüyle çıkmak mümkün olmayacağından bisiklet Rikşa kullanılamaz.

Bisiklet rikşalara iki kişi rahatça oturabilir. Ayrıca elinizde sırt çantası veya orta boy valiz gibi eşyalarınız varsa bunları da yükleyebilirsiniz. Çok çelimsiz ve güçsüz gibi görünen Hintli rikşacıların bu kadar yükü pedal gucüyle nasıl çekip götürebildiklerini görünce şaşıracaksınız. Bisiklet Rikşaların en fazla 4 - 5 kilometreye kadar uzaklıklarda kullanımı pratik olmaktadır. Daha uzun mesafelerde ise, çok yavaş ulaşım ve sarsıntıdan rahatsız olma söz konusu olacağından motorlu rikşa ile gidilmesi tercih edilmelidir.

Bisiklet rikşaları kullanan Hintlilerin genellikle çok genç olduklarından, belki köylerinden iş bulma umuduyla büyük şehire geldiklerini tahmin edebilirsiniz. Rikşaları bunların adeta evi gibidir. Gecenin geç saatlerinde tren istasyonları civarında veya toptan eşya satıcılarının bulunduğu çarşıların sokaklarında toplandıklarını ve Rikşalarının arka koltuğunda kıvrılıp uyuduklarını görebilirsiniz.

c. Motorlu Rikşa (Auto-Rickshaw) Halk arasında : “Oto“

Bunlar küçük bir motorsiklet motoruyla hareket eden mini birer taksi gibidir. Küçük boyutları ve kolay manevra yapabilmeleriyle her yere girip çıkabilir ve her türlü eşyayı taşırlar.

Özellikle büyük şehirlerdeki Oto-Rikşalar turistleri istedikleri yere götürürken rikşa-metrelerini çalıştırmamakta ve normalin iki - üç katı ücreti kolaylıkla istemektedir. Özellikle Delhi şehrinde oto rikşaya binerken mutlaka gideceğiniz yere göre pazarlık yapın.
Bisiklet rikşalarının sınırlandırılmasına karşı motorlu rikşaların da bazı şehirlerde çalışması yasaktır. Bunların başında Mumbai (Bombay) gelir. Mumbai'nin Büyükşehir kısmında ne bisiklet rikşa ne de oto rikşa çalışmaz. Sadece taksi çalışır. Bunlar da taksimetrelerini açmak ZORUNDADIR.



Etiketler
HİNDİSTAN
Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
şimşek07
Tarihi ve Saati
06.10.2008 18:10
Okunma
3463
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

İlk Yorumu Sen Yaz

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri