,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Gezelim Görelim > Genel Bilgiler > Türkiye > 
Gezelim Görelim
Tatilde gidilecek yakın yerler

Bayram tatilinde uzaklara gidemeyenler için yakın noktaları belirledik:

Ağva
Ağva, görülmeye değer şirin bir tatil beldesi. Eğer köye sıcak bir mevsimde uğradıysanız, dereden çıkıp denize açılmak için bir motor kiralamayı ihmal etmeyin. Nefis bir deneyime başlamak üzeresiniz... Kilimli Koyu’nda yapacağınız turda rotanızı Ağva Feneri’nden Kerpe tarafına çevirdiğinizde karşılaşacağınız kıyı oluşumlarına hayran kalacaksınız. Rüzgarla birlik olan dalgalar, kıyılardaki kayaları oya gibi işleyerek mağaralar, adalar ve anıtlar yaratmış. Şimdiye kadar dalgalara direnmeyi başarmış tek bir anıt kaya var: Gelin Kayası. Denizden de karadan da muhteşem görünen bu kaya, koyun bekçisi gibi duruyor. Beyaz renkli olduğu için “Gelin Kayası” adı verilen taş, gerçekten de beyaz duvaklı bir gelini anımsatıyor.
Nostaljik bir balıkçı köyü olan Ağva’da, kendinize yemek yiyecek bir bahçe, denize yakın veya çayların üzerine kurulu lokantalardan birini seçme özgürlüğünüz var. Ağva balıkhalinde satılan ve denizden tutularak taze şekilde tezgaha konan balıklardan da satın alabilirsiniz.

Sapanca
Çınar ağaçları, sebze meyve bahçeleri arasında uzanan gölgeli yolları bölgeyi güzelleştiriyor. Dolmuşlarla gidilen iki belde var: Kırkpınar ve Kurtköy. Kurtköy´de dereler, geniş piknik alanları, alabalık çiftlikleri ve restoranlar bulunuyor. Burası ayrıca Sapanca´nın meyve bahçesi. Kırkpınar´da yeşil ve rahat yürüyüş alanları varken lokanta ve kafeler de çok beğeniliyor.

Sapanca´da göl kenarından bir başka mesire yeri olan Maşukiye yoluna doğru çıkarken yolun her iki yanında alabalık üretim tesisleri ve restoranlar var. Alabalık, ızgara, güveç, mısır ununda tavada ve kiremitte yapılıyor. Dağ ve göl manzaralı Maşukiye, Sapanca, Pamukova arası dünyada çok nadir rastlanan iklim koşullarına sahip. Yaz sıcaklarında hep ferah. Gölün derinliği 61 metreyi bulurken, ortalama derinlik 31 metre. Suyu içiliyor. Yüzebilir, sörf, yelken yapabilir, deniz bisikleti ya da sandalla çevrede gezintiye çıkabilirsiniz. Balık tutmaktan hoşlananlar sazan, turna, yayın, tatlı su uskumrusunun peşine düşebilir.

Büyükada
Adalar’ın İstanbul’a hem en uzak, hem de en büyüğü olan Büyükada, tarihi iskelesi, büyük çarşı meydanı ve ünlü balık lokantalarıyla ziyaretçilerini son derece keyifli bir atmosfer içinde karşılıyor. Anadolu Kulübü tesislerine uzanan sağ kanattaki yolda çay bahçeleri ve balıkçı barınağı yer alıyor. Birahanelerin, midye tavacıların ve kafelerin dizildiği yol çarşıya çıkıyor.
Dik bir yokuştan yürüyerek 20 dakikada çıkılan ve adanın en yüksek noktası olan 202 metre yüksekliğindeki Yücetepe, yaygın olarak “Aya Yorgi Tepesi” olarak anılıyor. Muhteşem bir manzaraya sahip olan Aya Yorgi Tepesi’nden İstanbul sahillerini kuş bakışı seyredebilirsiniz.


Bozcaada
Türkiye’nin üçüncü büyük adası olan Bozcaada, üzüm bağları, tertemiz denizi, tarihi ve kültürel yapısı ile Ege’nin en cazip tatil yörelerinden. Bildik tatil kentlerinin çılgın kalabalığından uzak, ada sakinlerinin sıcak ve hoşgörülü ortamında, keyfinizce kafa dinleyebileceğiniz sıra dışı bir ada. Denize girmek için adanın dört bir yanındaki plajlara gidiliyor. Ada tipik Akdeniz iklimini etkilerini taşımakla beraber, Boğaz’ın tam çıkışında bulunması nedeniyle Kuzey rüzgarlarını fazlaca alıyor. Bu yüzden Temmuz sıcağında bile hafif esen rüzgar sayesinde bunaltıcı sıcaklardan uzak. Ayrıca bu rüzgar, Ada’daki yel değirmenlerinin elektrik üretmesini de sağlıyor. Ada’nın bu iklim özelliği, kendine özgü ve dünyanın hiçbir yerinde yetiştirilemeyen “Çavuş üzümü”ne ortam hazırlıyor. Bu leziz üzümler Bozcaaada’nın bir şarap diyarı olmasını sağlamış. Adanın en çok rağbet gören yerlerinden olan kıyı bandı eşsiz kumsalı, sığ ve ılık deniziyle, büyüleyici güzellikte. Bozcaada’nın arka yüzünde, Bozcaada Festivali’nin de yapıldığı Ayazma Koyu bulunuyor. Ayazma’da yer alan plaj, onlarcası arasında en popüleri. Başta ilginç coğrafik yapısı ile Mermer Burnu olmak üzere, Ayana, Tuzburnu ve İğdelik mevkii, denize girmek için daha sakin koylar arayanlara çeşitli alternatifler sunuyor. Ada’nın güney bölümünde yer alan çam ağaçları ile çevrili Sulubahçe mevkii ise piknikçilerin gözdesi.

Gölcük
Bolu’nun 13 km güneyinde suni bir göl. Etrafı çam ve köknar ağaçları ile kaplı gölün, kar altındaki görüntüsü görülmeye değer. Gölcük’ün yüzeyi 45 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Kıyısında yer alan iki yapıdan biri, hoş mimarisi ile dikkat çeken Orman Bakanlığı’nın misafirhanesi; diğeri ise kır gazinosu. Civarda piknik masaları, otopark, büfe, ocak ve çeşmeler bulunuyor. Gölcük’te araçla tur yapılmadığı için havası çok temiz ve etraf çok sessiz. Bu yüzden kafa dinlemek ve rahatça yürüyüş yapmak için ideal. Sağlık problemi olanlar ve şehrin keşmekeşine daha fazla katlanamayanlara Gölcük’ün bol oksijenli havası, şifalı suları ve gölün muhteşem manzarası ilaç gibi gelecek. Fotoğraf meraklıları da Gölcük’ten çok mutlu ayrılacak.
Gölcük, Ankara’ya 205 km, İstanbul’a 250 km uzaklıkta. Çamlıca gişelerinden Düzce ve Hendek’i geçip Bolu Dağı yolunu takip ediyorsunuz.

Durusu
Durusu'nun tertemiz bir doğası var. Burada geçirilen bir haftasonu yeni haftaya enerji dolu başlamanızı sağlıyor. Eski adıyla Terkos Gölü ve çevresi şehre 60 kilometre uzaklıkta. Göl ve yanı başındaki Durusu Köyü’ne gitmişken, 26 kilometre kuzeyindeki Karadeniz sahilinin şirin ilçesi Karaburun’u da gezebilirsiniz. Etrafı sazlık ve suyu tuzlu ama berrak. Gölde sudak, yayın, turna, alabalık, kızılkanat, çapak, sazan, kadife balığı, karagöz balıkları yaşıyor. Balık merakınız varsa ve mangalınız da yanınızdaysa balık avlamayı deneyebilirsiniz. Göl çevresindeki sazlıklarda ise kaz, ördek, karabatak, saka, balıkçıl, martı, yelve, yelkovan gibi kuşlar bulunuyor. Köyün içinde gezecek ve görecek çok fazla yer yok. Buraya insanlar daha çok doğayla başbaşa kalmak için geliyor. Burası bir doğa harikası adeta. Hatta Fatih Sultan Mehmed’den, II. Murad’a kadar birçok hükümdarın avlandığı bir bölge. Yaşlı ağaçlar, yüzlerce tür canlıyı barındıran, onlara besin ve korunak sağlayan doğal yapı, meyve ağaçları, rengarenk yabani çiçekler, şifalı otlar bu arazinin içinde.

Polonezköy
İstanbul’un Anadolu yakasında Beykoz sırtlarına kurulu şirin bir yer, eski bir Polonya köyü. Polonezköy 1830 Polonya Ayaklanması sırasında hükümet başkanı, daha sonra da Polonyalı sürgünlerin siyasi lideri olan Prens Adam Czartoryski tarafından 1842 yılında kurulmuş.
Bahar ayları Polonezköy’ün canlanışına sahne oluyor. Oksijen içinde yapılan keyifli gezilerin yanı sıra, özel koşu ve bisiklet parkurlarından da faydalanılan Polonezköy, paintball, binicilik, tenis ve golf gibi sporları yapmak için de ideal bir yer. Köyde denize giremeseniz de bahçeleri, kır lokantaları, piknik alanları, şirin otelleri, doğa sporları, dinlenme ve at binme olanaklarıyla huzurlu bir tatil yapabilirsiniz. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Anadolu-Kavacık çıkışından 12 kilometre uzaklıkta olan köye ulaşmak için tabelaları izlemek yeterli. Yalnız özel aracınız yoksa boş yere yola çıkmayın; çünkü Polonezköy’e otobüs veya başka araç yok.

Kefken

Kandıra’ya bağlı kıyı yerleşimlerinin en gelişmişi olan Kefken, denizi, kumsalları ve çam ormanlarıyla vazgeçilmez bir tatil beldesi... Kefken’e 1 kilometre mesafede Kovanağzı ve plajı yer alıyor. Yazlık villaların çokça görüldüğü koyda ilerledikten sonra rampayı çıkıp toprak yoldan, denize yönelinirse Pembe Kayalar mevkiine ulaşılıyor. “Pembe Kayalar”, deniz seviyesinde, baklava biçimli kesilmiş kayalardan oluşan ve ilginç jeolojik yapısıyla görenlerde hayranlık uyandıran bir yer. Suyun içindeyken yumuşak olan kayalar, çıkarıldıktan sonra sertleşmekte. Bu özellikleri nedeniyle, Osmanlı döneminde insan gücüyle dikdörtgenler şeklinde kesilerek İstanbul’a getirilmiş, Sultanahmet Camii dahil birçok caminin yapımında ve Anadolu Hisarı’nda kullanılmış. Kefken Adası ise tekne gezisi yapıp tarihi kalıntıları görebileceğiniz, yüzebileceğiniz, 45 dakikalık mesafede, Pembe Kayalar’ın karşısında bulunan bir ada. Kandıra merkezine 20 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
gezikolik
Tarihi ve Saati
29.09.2008 10:54
Okunma
13770
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
11 kişi
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

ozican | 29.09.2008 14:32:00
Teşekkür ederiz
Teşekkür ederiz gezikolil, iyi bayramlar
Bu yorumu faydalı buluyor musun? | Evet | Hayır
Evet : 0 Hayır : 0

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri