,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Gezelim Görelim > Genel Bilgiler > Türkiye > İSTANBUL > 
Gezelim Görelim
İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ
İstanbul Oyuncak Müzesi


İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında Sunay Akın’ın ailesinden kalma Göztepe’deki köşkünde kurulmuştur. Yazar, müze kurma fikrinin temellerini daha çocukluk yıllarında atmıştır. Sunay Akın 6 yaşında ailesi ile birlikte İstanbul’a yapmış olduğu bir seyahatte Arkeoloji Müzesini ziyaret eder. Bu geziden o kadar etkilenir ki müzeciliği oyunlarına katar ve en çok sevdiği oyun haline gelir. Ancak diğer çocuklar pek ilgi göstermediklerinden oyunu hep kısa sürer.

Oyuncak müzesi fikrinin temelleri ise şairin, 15 yıl önce Almanya’nın Nürnberg kentine yapmış olduğu seyahatine uzanıyor. İlk kez o zaman böyle bir müzeyle karşılaşan Sunay Akın, kendini oyuncaklardan saatlerce alamadığını itiraf ediyor. Akın daha sonra gittiği tüm ülkelerde oyuncak müzesi aramaya başlar ve bu gezilerin sonunda gelişmiş her ülkenin mutlaka oyuncak müzesi olduğunu ve teknolojik açıdan kendini geliştiren ülkelerin oyuncak sanayisinde lider olmayı başardıklarını fark eder. Şair o müzeleri gezerken şunları düşünür “Hayal etmenin ve düş kurmanın tarihi var. Bu tarih o müzelerde yaşatılıyor. Türkiye’de de böyle bir müze olmalı ve hayaller korunmalıydı.”.

Yazar bu müzeyi kurma amacını ise şu sözlerle ifade etmekte “Oyuncak Müzelerini gezerken içimde hep anlaşılmaz, garip bir duygu taşıdım. Neden benim ülkemde oyuncak müzesi yok diye. Bu beni rahatsız etti. Hani istiridyenin içine bir kum taneciği girer, istiridye bundan rahatsızlık duyar ve o kum taneciğini izole etmek için etrafında bir salgıya çevirir ya; hani böylelikle inci oluşur ya… İşte oyuncak müzesi de böyle bir inci. İçime bir kum taneciği girdi ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Çünkü bütün uygar ülkelerin oyuncak müzeleri var, o zaman bir salgı ortaya çıkardım ve bu müzeyi kurdum”

11 yılda internet üzerinden ve gezdiği ülkelerden satın aldığı oyuncaklarla bu müzeyi kuran sanatçı insanlara masalsı bir dünya kurmak istemiş. Sunay Akın oyuncak Müzesi hayalini gerçeğe taşırken sahne tasarımcısı Ayhan Doğan ile çalışmıştır. Yazar, Ayhan Doğan ile çalışmasının sebebini ise şöyle açıklamakta; “Bu müzede hayallerimizdeki kahramanları sergileyeceğimize göre, her odanın bir sahne görünümünde olması gerekliydi. Bu işi de en iyi başarabilecek olan isim Ayhan Doğan’dı.

Müze sözcük olarak ilham perisi anlamını taşıyor. Müze mitolojideki Zeus’un 9 güzel kızı “Musa”lardan gelir. Akın hiçbir müzenin kar amaçlı kurulmayacağını ilham perilerinin ona kazandırdığı ne varsa onlarla müze kurduğunu, sevenlerinin kendisi için harcadığı parayı onlara hizmet olarak sunmaya çalıştığını ifade ediyor. Yazarın kuruluş aşamasında kendisine katkıda bulunan oyun arkadaşları ise Faber Castell, Siemens, Novartis, Honda, Isuzu, Aviva...

Müzedeki oyuncakların sayısı ve çeşidi konusunda sınır bulunmamaktadır. Oyuncak müzesinden içeri adımınızı attığınız anda sizi masalsı bir dünya beklemektedir. Evcilik oynadığınız bebeğiniz, kurşun askerleriniz, metal arabalarınız, çocukluğunuz, anılarınız sizleri bekliyor. Sunay Akın, yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık dört bin adet oyuncak topladı. En eski oyuncak 1817 yılına ait, Fransa'da yapılan bir oyuncak keman… 1820 yılında Amerika'da yapılan bir bebek, yine aynı ülkeden 1860 yılına ait misketler, Almanya'da yapılan yüz yaşında teneke oyuncaklar ve porselen bebekler müzenin en eski eserleri arasında.

Müze 5 kattan oluşmaktadır. Konferans salonunun bulunduğu en alt katta kendinizi bir denizaltının içinde bulacak, çayınızı kahvenizi yudumlayacağınız cafede ise bir oyuncağın dişlilerinin içinde hissedeceksiniz. Girdiğiniz her odada farklı bir macera yaşayacak ve çocukluk dostlarınızla karşılaşacaksınız.
Not : Müzemiz Pazartesi günleri kapalıdır.


Müzede Gezi

GİRİŞ KAT

Müzenin giriş katında sizleri öncelikle eski bir terzi dükkânı ve hediyelik eşya satışının da yapıldığı gişe bölümü karşılamaktadır.

İstanbul'da üretilen teneke oyuncakların kalıpları, Anadolu'nun çeşitli yörelerinden çocukların yaptıkları bez bebekler, tel arabalar ve II. Abdülhamit dönemine ait gölge oyunu kahramanları Oyuncak Müzesi'nin girişinde sizleri karşılayan oyuncaklardan yalnızca bir kaçı…

Folklorik bebekler, çocukların cep harçlıklarıyla alabildikleri bayram yerlerinde satılan oyuncaklar, Eyüp oyuncakları müzede atacağınız ilk adımlarda karşınıza çıkıyorlar.

Kızılderililerin gündelik hayatlarını yansıtan figürlerin yer aldığı “Vahşi Batı” bölümünde George Washington'dan Nixon'a kadar A.B.D başkanlarının oyuncaklarını göreceksiniz. Kızılderili köyleri, kovboy kasabaları, mavi ceketlilerin kaleleri karşısında kendinizi bir film setinde hissedeceksiniz.

Oyuncaklı çocuk fotoğrafları arasında sergilenen itfaiye arabaları belleğinizdeki yangından bir oyuncağınızı kurtararak anımsamanızı sağlayacak!..

1.KAT

Titanik'te ölen yolcuların anısına 1912'de yapılan siyah renkli ilk oyuncak ayı, oyuncak gemiler ve uçaklar arasında sizleri bekliyor.

Sirk odasındaki dönme dolaplar, palyaçolar, bebek arabaları, piyanolar, oyuncak okul ve porselen bebekler yüz yıl öncesinin çocuk oyunlarına götürüyor ziyaretçileri…

Oyuncak istasyonlar, tüneller ve rayların kenarlarından trenlere bakan oyuncak ineklerin sergilendiği odayı gezerken, gerçek bir kompartımanın içinde bulacaksınız kendinizi!

Spor ve din konulu oyuncaklar, pinokyolar, arabalar, motorsikletler, oyuncak hastaneler, hemşireler müzenin 1. katında düşünüze düş katacaklar.







2.KAT

Siz hiç mektup yazan oyuncak asker gördünüz mü?.. Ya da yıkanan oyuncak asker?.. Peki ya yemek yiyen, ekmek kesen, postalını boyayan oyuncak askerler?.. Şaşırtıcı daha nice asker figürü müzenin 2. katında sergileniyor.

Noel Baba, Süpermen, Batman ve Cinderella gibi masal kahramanlarının oyuncaklarıyla karşılaşacağınız bu katta bir de uzay odası bulunuyor. İnsanların yıldızlara dokunma düşlerinin oyuncakları bir uzay aracının içinde gülümseyecek sizlere!

Tahta oyuncaklar, şatolar, üç tekerlekli bisikletler karşılarından dakikalarca ayrılamayacağınız oyuncaklar olacak…

Resim Otomatik Küçültülmüştür. Bu yazıyı Tıklayarak Orjinal Halini Görebilirsiniz. Bu resim 979x699 Boyutlarındadır


KAFETERYA

Müzeyi gezerken dinlenme ihtiyacı hissettiniz…

Oyuncak mutfakların, buzdolapların ve fırınların da sergilendiği kafeteryada bir yorgunluk kahvesi ya da çayı içebilirsiniz. Evcilik oyuncakları arasındaki bu dinlenme sırasında, sizi müzenin odalarında yeni ayrıntıların keşfine götürecek gücü toplayacaksınız.

Toplantı ve seminerlerinizle birlikte İstanbul Oyuncak Müzesi’nin cafe’sinde sizleri çocukluğunuza götürecek eski bakkal dükkanlarını anımsatacak “sinekli bakkal” ve birbirinden değerli antika oyuncakların arasında, toplantı yemekleri ve cafe break hizmetinden faydalanabilirsiniz.






DENİZ ALTI VE KONFERANS SALONU


İstanbul Oyuncak Müzesi'nin bodrum katında 70 kişilik bir sinema ve konferans salonu mevcuttur. Salon her türlü teknik donanımıyla toplantılarınıza açıktır.

Müzemizin bodrum katında ayrıca sizi su altı dünyası ile tanıştıran bir denizaltı maketi ve aksesuvarları bulunmaktadır.




alıntı

Etiketler
oyuncak, müze, istanbul
Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
mai
Tarihi ve Saati
01.12.2008 09:48
Okunma
5819
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
1 kişi
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

İlk Yorumu Sen Yaz

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri