,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > Genel Bilgiler > Türkiye > İSTANBUL > Adalar > 
Genel Bilgiler
Kış Dinginliği ve Büyükada Turu

Bazı İstanbul sakinleri için Büyükada’yı ara ara ziyaret etmek bir alışkanlıkken, kimisi de yazın kalabalığı, kışın soğuğu bahane ederek bu kolay ulaşımlı, nefis manzaralı geziden kendini mahrum bırakıyor.

Sonbaharı bitirip kışa adım attığımızı iyiden iyiye hissetmeye başladığımız bu günlerde, bir salgın halinde yakamıza yapışan grip ve soğuk algınlıklarını atlatır atlatmaz vapura binip Büyükada’nın yolunu tutmanızı öneriyoruz, çünkü Büyükada kışın bir başka güzel. Peki, ne mi yapılır kış vakti adada? Balık yenir, Aya Yorgi Kilisesi gezilir, çay bahçesinde keyif yapılır ve tabii ki bisiklete binilir!

Bu hem dinlendiren hem eğlendiren yolculuğa çıkarken atkı, bere, eldiven üçlüsünü mutlaka yanınıza alın. Havanın açık ve güneşli olması sizi kandırmasın, adada bu üçlüye ihtiyacınız olma ihtimali yüksek. Kendi bisikletinizden başkasına binmek istemiyorsanız, mesela özel yapım bir bisikletiniz varsa yanınıza alıp vapura onunla binebilirsiniz. Fakat böyle bir durum yoksa taşımanıza hiç gerek yok çünkü adanın merkezinde birçok mağazadan bisiklet kiralayabiliyorsunuz, üstelik kış aylarına özel indirimli fiyatlarla!

Adaya ulaştığınızda karnınız acıkmış olursa sahildeki balık restoranlarından birinde (tercihen Mavi Restoran’da) balık yiyebilir veya Taşfırın Pide ve Lahmacun Dükkanı’na uğrayabilir ve birbirinden lezzetli ürünlerle karnınızı doyurabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin kesinlikle pişman olmayacaksınız. Ardından Tarihi Roma Dondurmacısı’na uğrayıp birer külah dondurma da aldınız mı, sizden keyiflisi yok! Şimdi elinizde dondurmanızla yürüye yürüye bisiklet kiralayacağınız dükkana doğru yola koyulabilirsiniz (Dondurmalarla birlikte birer tane ılık su almayı da unutmayın, dondurmanız bittikten sonra içeceğiniz birkaç yudum ılık su, boğazınızın ve midenizin soğuktan etkilenmesini önleyecektir).

Bisikletlerinizi aldıktan sonra çıkacağınız ilk yokuş sizi biraz zorlayacak evet ama sonunda Aya Yorgi Kilisesi’ne ulaşmak inanın çok keyifli olacak. Kiliseyi gezdikten sonra hemen yanındaki çay bahçesinde soluklanabilir, bir bardak çayla içinizi ısıtabilirsiniz. Çayınızı içerken gözünüz ahşap bir yapıya takılacak. Burası tarihi Rum Yetimhanesi, dünyanın en büyük ahşap yapısı olduğu iddia ediliyor, bu manzaraya hayran kalacaksınız.

Çıktığınız ve akabinde güzel bir mola verdiğiniz bu ilk yokuşu tırmanırken de, yokuş aşağı inerken de, düz yolda giderken de sıkıntı yaşamamak için tek yapmanız gereken, bisiklet kullanım kurallarına uymak olacak. Bununla birlikte faytonları çeken atların yeni bıraktığı kurumamış dışkıların üstünden geçmemeye de özen göstermelisiniz, kayıp düşmenizi istemeyiz.

Sık mola vermezseniz turunuzu yaklaşık 1.5 saatte tamamlayabilirsiniz. Dilediğiniz yerlerde durup dinlenerek, fotoğraf çekerek bu süreyi uzatmak tabii ki elinizde. Yokuş aşağı inerken atkınızla ağzınızı ve burnunuzu kapatmayı aman ihmal etmeyin. Dönüş yolu için “Büyük Tur” tabelalarını izlerseniz Büyükada meydanında yolculuğunuzu tamamlamış olursunuz.  

Bu keyifli yolculuğun ardından meydanda oturup bir kahve içmek ve vapur saatini beklemek yorulan bacaklarınızı dinlendirmenin harika bir yolu. “Hayır ben Büyükada’ya doyamadım, bu gece burada kalmak istiyorum” diyorsanız beğendiğiniz otellerden fiyat alıp, uygun bir konaklama da yapabilirsiniz.

İstanbul’a bu kadar yakın ama şehir atmosferinden bu kadar uzak bu küçük geziyi mutlaka öneririz.

Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
gezikolik
Tarihi ve Saati
20.10.2014 16:46
Okunma
7139
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
3 kişi
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

İlk Yorumu Sen Yaz

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri