,
Buradasınız  :  Anasayfa > Kategoriler > ATLAS Dergisi > Genel Bilgiler > 
ATLAS Dergisi
İstanbul Boğazı

Üçüncü Köprü

Kâbus III Üçüncü köprü, İstanbul ormanlarının kalan son bölümünü ortadan kaldıracak. Bunu görmek için kâhin olmaya gerek yok. Bir türlü çözülemeyen trafik sıkışıklığını ve iki yaka arasındaki ulaşımı rahatlatacak bir öneri olarak dillendirilen boğaz köprüleri, kente nüfus artışı ve plansız büyümeyi getiriyor. Birincisiyle kentin gelişimini kuzeye yönlendiren, ikincisiyle su havzalarında yerleşimi körükleyen köprülerin üçüncüsünün yaratacağı tahribat ölümcül olabilir.

Son Orman

İstanbul Boğazı'na yapılacak üçüncü köprü için kuzeydeki alanlar ön plana çıkartılıyor. Güzergâh önerileri arasında Poyrazköy-Garipçe, Beykoz Yüşatepe-Sarıyer, Beykoz Tokat-Sarıyer ve Beykoz Tokat-Zekeriyaköy var. En kuzeydeki Poyrazköy-Garipçe tercihi, Sultanbeyli'den başlayıp Cumhuriyet, Paşamandıra, Alibahadır (Halayık) köylerini aşarak Demirciköy, Uskumruköy, Kısırkaya, Çiftealan ve Ağaçlı köylerinin güneyinden geçmesi muhtemel otoyolu birleştiriyor. Göktürk ve Kemerburgaz'daki mevcut yollarla güneye doğru ilerleyen güzergâh askeri bölgelerden de geçerek İkitelli sanayi bölgesi üzerinden D-100 Karayolu'na bağlanacak. (Fotoğraf: Sinan Çakmak)

Boğaziçi Köprüsü'nden geçen araçların yüzde 89.5'ini, 2004 yılında yapılan bir araştırmaya göre, özel araçlar oluşturuyor. Bu araçlar toplam yolcunun yüzde 31'ini taşıyor. İETT ve özel halk otobüsleri yüzde 5.5'lik bir geçiş oranına sahip olmakla birlikte yolcunun yüzde 58'ni taşıyorlar. Bu durum köprü üzerindeki trafik sıkışıklığını gidermenin yolunun toplu taşımadan geçtiğini ortaya koyuyor.

Puslu Kentin Ağları

Geçmişte yapılan İstanbul nazım planlarında Levent ve yakın çevresi bahçeli müstakil evler ya da küçük apartmanlara göre planlanmıştı. Boğaziçi Köprüsü'nün hizmete girmesinin ardından bu bölge kentin ve dolayısıyla ülkenin ekonomisinin can damarı olmaya başladı. Bugün dev plazalarla ve büyük iş merkezleriyle dolu Levent-Maslak hattı, her saat büyük bir trafik sıkışıklığı yaşıyor (Fotoğraf: Sinan Çakmak).

İstanbul'da günde ortalama 10 milyon kişi yolculuk yapıyor. Toplam yolculukların yüzde 11'i, yani 1.1 milyonu iki asma köprü üzerinde gerçekleşiyor. Köprüler bu sayının da her geçen gün artmasına neden oluyor. Boğaziçi Köprüsü'nün hizmete girdiği 1973'te İstanbul nüfusunun yüzde 25'i Asya yakasında yaşarken, bu oran artık yüzde 35'i aştı. Kentin tek merkezli büyümesi, buna karşın yerleşimin Asya yakasında artması köprü trafiğinin baş nedeni sayılıyor.

Çarpık şehirleşmenin İstanbul'daki en dramatik örneklerinin başında, Ömerli Havzası'nda birkaç yılda oluşan, bir 'şantiye kent' görünümündeki Sultanbeyli geliyor. Siyasilerin ve yerel yöneticilerin göz yummasıyla, 1980 yılında Kartal ilçesinin, Samandıra bucağına bağlı 2 bin 431 nüfuslu bir köy olan Sultanbeyli, 1989'da belediye, 1991'de ise ilçe yapıldı. Nüfusu ise 2007 sayımında 252 bin 458 olarak belirlendi. Sultanbeyli, kaçak yapılaşma sürecinde bir dönüm noktası olarak karşımızda duruyor. (Fotoğraf: Ali İhsan Gökçen)

Boğaziçi Köprüsü yapımında kablo çekimine başlamadan önce teknik bir iş olan havai servis köprüleri yapıldı. Servis köprüleri kulelerin en tepe noktaları arasında, dolayısıyla denizden yaklaşık 150 metre yüksekteydiler. Bu sistem sayesinde mühendisler ve işçiler çalışabiliyorlar, iki kıta arasında yürüyerek gidip gelebiliyorlardı. Fotoğraf Ziya Çakmak Arşivi

Boğaziçi Köprüsü'nün her iki yakasındaki kuleler ve ankrajların, yani taşıyıcı ana kabloların kaya zemine bağlanma noktaları arasında sekiz ana kablo bulunuyor. Çapı 58 santimetre olan ana kabloların içinde 19 adet de büklüm yer alıyor. Bu büklümler beş milimetre çapında 548'er tane çelik telden oluşuyor. Bu kadar kablonun çekilmesi işlemi günde üç vardiya halinde 10 Haziran 1972 ile 10 Ekim 1973 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çekme işlemi bittikten sonra ana kabloların üstü macunlanıp ince telle sarıldı. Fotoğraf Ziya Çakmak Arşivi

Asma sistemi meydana getiren tabliye, yani yol döşemesi 60 ayrı parçadan oluşuyor. Her biri 17.90 metre boyunda, 33.40 metre genişlikteki üniteler üç metre kalınlıkta. Tüm ünitelerin Göksu'daki şantiyede üretilip köprünün üzerine yerleştirilmesi yaklaşık bir yıl sürdü. Tabliye yerleştirildikten sonra taşıt yolları mastik asfaltla, yaya yolları ise çift kat kauçuk-bitümle kaplandı. Makine kullanmadan, elle döşenen asfaltlama faaliyeti iki ayda bitirildi. Fotoğraf Ziya Çakmak Arşivi

Boğaziçi Köprüsü 30 Ekim 1973 günü, yani cumhuriyetin ilanının 50. yıldönümünde kalabalık bir törenle hizmete açıldı. Törene katılan on binlerce İstanbullu karşı yakaya köprüden yürüyerek geçti. Köprü, iki yanındaki ikişer buçuk metrelik yollarla yayaların da yürüyerek karşı yakaya geçmesini sağlayacaktı. Bu uygulama köprü hizmete girdikten kısa bir süre sonra güvenlik gerekçesiyle yasaklandı. Fotoğraf Ziya Çakmak Arşivi

Bu Sayfayı Paylaş :
Gönderen
gezikolik
Tarihi ve Saati
07.04.2009 16:10
Okunma
39922
Değerlendirme
Sen de Oy Ver
99 kişi
Favorilere Ekle Mesaj Gönder Arkadaşıma Gönder Sayfayı Yazdır

gulkoc66 | 20.07.2009 16:20:00
İSTANBUL BOĞAZI
Üçüncü köprünün yapımı ile İstanbul'un trafik sorununun ortadan kalkacağına inanmıyorum. Üstelik Boğazın görüntüsünü çirkinleştirecek, Marmaray projesinin bir an önce bitirilmesinin daha faydalı olacağı inancındayım.
Bu yorumu faydalı buluyor musun? | Evet | Hayır
Evet : 0 Hayır : 1
zümrüt | 18.07.2009 23:33:00
zümrüt
istanbul doğal güzelliklerin tarihin veee türkiyenin kalbinin attığı yer..boğozlarda istanbulun özelliğine güzellik katan ışıklı ve hayat dolu kemerler...
Bu yorumu faydalı buluyor musun? | Evet | Hayır
Evet : 1 Hayır : 0

 
 
En Çok Okunanlar
Editörün Seçtikleri